ESKİ BAĞ BOZUMLARI 14/7/2007
Kategori: KULTUR

BAĞ BOZUMU

 

Bir başka idi AYAĞIBÜYÜK köyünde bağ bozumu kağnılara şiraneler yüklenir . Öküzler koşulur. Her bağın sınırında bir kağnı üzerinde şiraneler. Komşu köylerden ve köyümüzün genç kızları gelinleri o gün için renga renk Anadolu motiflerini üzerinde taşıyan gıreptişen pazen elbiseler, başlarında pullu boncuklu renk renk yazmalar, herkesin elinde kalbur, gozer, veya sepetler bağın içinde yeşille o renkli giysiler apayrı bir hava verirdi bağlara. Öyle şu anki gibi, rast gele bağbozumu yoktu köylü bir karar alırdı. Tarih belirlenirdi. Ve ona göre bağlar bozulurdu bir hafta on gün devam ederdi bu bağ bozumları. Kağnılar gıcılayarak köye yukarı dizilir kimi tek bağlardan kimisi mezarlık tarafından kimisi körkü tarafından heleki en eski bağlar harman yerindeki bağlardı kehribar gibi salkım salkım üzümler ki her bir kundak1,5- 2 kilo gelir . Köye gelince küreler yakılır. Üzümler çiğnenir şıralar akar her bir şiraneden. Gece geç vakitler her küreden mis gibi pekmez kokuları yayılır etrafa.geceleri küre başlarında pekmezler kaynarken bahçelerden bül bül sesleri yayılır name name her bir kuşun ayrı bir melodisi duyulur bahçelerden. Sabah olur her biri 40-50 kiloluk küplere doldurulur. Ekşisi tatlısı kara pekmezi eriklisi. Bağ bozumu biter pekmezler evlere yerleştirilir .bağ bahçe işleri biter artık her evde bir çalma pekmez çarpmalarının sesi duyulur değişik ritimlerle ağ pekmez dediğimiz ki; bu pekmezler bıçakla keserek yenirdi tadı doğallığı bir başka olurdu. Şimdi ise başta ömer hoca olmak üzere korukken herkesten evvel gelir başlar bağ bozmaya onu gören diğer komşu derken iş çığırından çıkmış eskiyi unuttuk malamat olduk denen şiirde olduğu gibi eskiler unutuldu...

 

Yazan : Selahattin AMBARKÜTÜK

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

YORUM EKLE :: ARKADAŞINA GÖNDER
0 YORUM YAZILDI
ÖNCEKİ SAYFA SONRAKİ SAYFA